Tuesday, October 11, 2011

Sonbaharda Bozcaada

Yazın gelen insan selinin arkasında bıraktığı sessiz,ıssız, biraz hüzün daha çok dinlenmişliğin hissedildiği Bozcaada, sonbaharda mutlaka ziyaret edilmeli.


Begonvillerin hala canlılığını koruduğu arnavut kaldırımlı sokaklarda yürünmeli, kedilerin tüm yaz yemekten doydukları için her buldukları yerde miskin miskin yatışları keyifle izlenmeli, Çiçek Fırın'dan damla sakızlı bademli kurabiye alınıp, Çınaraltı kahvede tahta sandalyelerden istediğin birine oturup çay yanında yeme özgürlüğü yaşanmalı, yazın tıka basa dolu olan Ayazma'da Vahit'in Yeri'nde huzurla acele etmeden rüzgarın ve denizin sesi dinlenmeli, Polente Fenerinde rüzgar gülleri eşliğinde gün batımının renklerinde kaybolmalı, Asmalı Meyhane'nin taş plakları eşliğinde Rojida yavaş yavaş yenmeli, sabah gelincik ve domates reçeli eşliğinde denize sıfır kahvaltı edilmeli üstüne sakız likörü eşliğinde kahve içilmeli ve dönüş yolunda vapurdan iner inmez Geyikli'nin tenekelere ekilmiş sardunya ve fesleğen dolu sokaklarında son bir tur atılmalı.


Bunların hepsi sonbaharda mutlaka bir kez yapılmalı ve mümkünse çocuksuz yapılmalı.

No comments: