Thursday, April 21, 2011

DİŞ PERİSİ

Çıkarken de düşerken de bir tantana oldu bizim dişler valla. 11 aylık, neredeyse doğum günü olacaktı ama kızımda hala diş belirtisi yoktu. Akranları altı aylık çıkarmışlardı hatta onun zamanına gelene kadar neredeyse tüm dişleri tamamdı. Ben de aldı mı bir telaş, acaba dişleri çıkmayacak mı, acaba niye geç kaldı bı kadar. Allahtan tam bunları düşünürken biri patlayıverdi de hepimiz bir oh çektik. Çok ağrı sızı olmadı bizde, öyle huysuzluk, ateş filan yaşamadık çok şükür. Tabi diş çıkınca diş buğdayı yapıldı, çoluk çocuk cümbür cemaat toplanıldı, buğdaylar haşlandı, toz şekerle karıştırıldı afiyetle yenildi. Haşlanmış buğday taneleri ipe dizildi toka niyetine kızımın saçına takıldı, kısmetli olsun niyetine. Buğdayın içine para konuldu, hangi misafire çıkarsa kızımı donatsın diye. Makas, kitap, ilaç kutusu, müzik cd si gibi çeşitli meslek gruplarını temsilen nesneler kızımın önüne kondu ki, hangisini seçerse ileride o mesleği yapacak diye. Anlayacağınız diş çıktı çıkmasına ama bizim kutlamalar günlerce sürdü. Eh şimdi çıkan dişlerin dökülme zamanı, ne tuhaf di mi çıksın diye uğraş bekle, sonra da dökülsün. Tabi biz yine geç kaldık, kızımın arkadaşlarının hepsinin dişleri çoktan döküldü hatta yenileri çıkmaya başladı ama bizde tık yoktu bugüne kadar. Artık deneyimli olduğumuzdan "niye dökülmüyor" diye telaş yapmadık hatta geç dökülen dişlerin daha sağlıklı çıkacağını duyunca pek bir rahat davrandık ebeveyn olarak ama gel gör ki kızımız bizimle aynı fikirde değil. Okulda bir prestij meselesiymiş meğerse bu diş çıkması. Dişsiz olmak, öyle gezmek büyümenin bir sembolüymüş ve daha dişi dökülmeyenler için çok da iyi şeyler düşünülmüyormuş. Hergün dişlerine asılmak mı dersiniz, sallanmayan dişi sallanıyor diye sevmeler mi dersiniz, "anne çıkacak di mi" diye günde beş defa sormak mı dersiniz hepsi var. Yani çıkarken bu kadar sıkıntı yaşamadım ama düşerken yandık gibi. İşte bu sabah beklenen an geldi ve benim de günüm aydınlandı. Alt sıradaki orta dişimiz sallanıyor. Ben üzüldüğümü hatta ağladığımı hatırlıyorum küçükken dişim çıkıyor diye. Ne ağlaması koşa koşa, sevinçle gidildi okula haberi vermek için arkadaşlarına. Tuhaf valla tuhaf şimdiki çocuklar. O rahatladı akşam sabah düşer o sallanan diş. Pekala ben ne yapacam şimdi, ilk diş düşmesinde neler yapılıyor, diş perisi diye birşey varmış bilen var mı, ne gibi kutlamalar var acaba, nerede saklanacak çıkan diş, kutu nerede satılır, özel bir yemek var mı pişirilmesi gereken....Aman çıkması ayrı düşmesi ayrı dertmiş bu dişin.

No comments: