Wednesday, January 03, 2007

İYİ BAYRAMLAR; İYİ YILLAR


Özel bir seneydi; yılbaşı ve bayram aynı gün kutlandı. Hazırlıklar çifte kavrulmuştu yani. Her yer ışıl ışıl, rengarenk, bayram bayramdı ve bizde de hem yılbaşı hem bayram hazırlıkları son sürat yapıldı. Duru ile başladığımız elmalı pasta yapımına ben Duru'suz çikolatalı toplarla devam ettim. Cumartesi yani arife günü son kez alışverişe çıktık ailecek. Ve o da ne..... Nihayet Duru hayalllerindeki noel babayı gerçekten canlı canlı gördü. Hem de noel baba onun deyimiyle "NİNEL BABA" ona balon verdi. Çocuk olmak bu işte; saf, ufacık bir hayalle mutlu olmak. O kadar sevindi ki bebeğim. Alışverişimizi tamamladık ve eve döndük. Ertesi gün için hazırlıklar, yemekler... Son birkaç bayramı seyahatlerde geçirdiğimiz için bu bayram ailemizle geçirecek olmaktan dolayı mutluyduk. İşte bayram sabahı. Biz de minik bir aileyiz işte, sabah üçümüz harika bir hkahvaltı yaptık ve bayram turlarımız başladı. Önce annemler, babaannem, anneannem. Bunlar çok uzun sürdü sanmayın çünkü biz hepimiz aynı cadde üzerinde oturuyoruz, annemle babaannemin oturduğu apartmanlar arasında bir apt. var. Anneannem bir sokak ileride, biz de anneannemin karşısındayız. Yani bir çırpıda bitti bitecek derken tabi en uzun kalış süremiz anneannemde oldu. Teyzeler, kuzenler, büyük kuzenler, büyük teyzeler derken bir curcuna bir eğlence. Özlemişim hep beraber olmayı. Küçüklere paralar verildi, büyükler çoraplandı, sabahtan bu yana üçüncü kez çaylar içildi, baklavalar yenildi. Öğleden sonra Erkan'ın annesine gidildi, onların ailesi daha küçük olduğu için daha sessiz ve sakin geçti bu ziyaret.
Ve artık akşamüstü.. Yılın, 2006'nın son saatleri ve biz yoldayız. Sapanca'ya doğru yola çıktık. Yeni yıla sevimli evimizde gireceğiz annem ve babamla beraber. Gittiğimizde çıtır çıtır yanan şömine ve annemin daha önceden gidip demlediği çay bizi bekliyordu. Mis gibi hava, buz tutmuş havuzumuz, özlemle bizi bekleyen köpeğimiz CeyCey. Duru burayı sevmesinde nereyi sevsin?
Çaylardan sonra annemle harika bir sofra hazırladık, tek eğlencemiz Duru, müzik cd lerimiz, içeceklerimiz, okeyimiz, gece 00:00 da patlatacağımız narımız. İşte böyle girdik 2007'ye. Nar bu kez paramparça oldu, kısmetler geliyor yani. Okeyde Erkan çok şanslıydı, hep şanslı bir yıl olsun. Duru geç saatlere kadar dans etti oynadı, hep böyle neşeli olsun. Annem yine unutkandı, unutkanlıklarla dolu bir yıl mı olacak? Babam neşeliydi, hep neşeli olsun. Ben ise mutlu, huzurlu, sevdiklerim yanımda, sıcacık bir yuvada... Daha ne olsun?
Ertesi gün hep beraber dağa yani Kartepe'ye çıktık. Kayak yapanları gördükçe
çok heveslendim ilk kez bu kadar kayağa. Bu sefer kızakla idare ettik ama bundan sonra kesin kayak takımlarıyla çıkılacak dağa. Yılbaşı gecesi için hazırladığım sıcak şarabı termosa iyi ki koymuşum evden çıkarken. Karda bir başka oldu sıcak sıcak içmek. Bembeyaz karlarda yuvarlandık ve artık dönüş vakti.
İstanbul'a döndüğümde çok mutluydum ve bir adımda kar keyfine, bir adımda denize, bir adımda göle, bir adımda sevdiklerime kavuşabilmek. Malum bayram devam ediyordu ve bir minik ziyaretimizde Çocuk Esirgeme Kurumuna oldu, ama bu kısım beni biraz etkilediği için fazla yazmıyorum.
İşte bir bayram ve bir yıl böyle bitti. En kötü günlerimizin böyle olması en büyük dileğim...

No comments: